Loading...

Japonya'nın yasaklı balığı felç ediyor... Ağzınıza sürmeyin, işte belirtileri

Japonya'nın yasaklı balığı felç ediyor... Ağzınıza sürmeyin, işte belirtileri

Dış görünümüyle iştah açıcı, etiyle yumuşak ve lezzetli görünen bu balık, özellikle restoran menülerinde masum bir seçenek gibi sunulabiliyor. Oysa yanlış tüketildiğinde mide ve bağırsak sistemini altüst eden, hatta bazı vakalarda sinir sistemini etkileyebilen sonuçlara yol açabiliyor.

Tereyağı balığı ifadesi aslında tek bir balık türünü tanımlamaz. Bu isim genellikle eti beyaz ve yağ oranı yüksek olan birkaç farklı balık için kullanılır. Ancak asıl sorun, ticari olarak tereyağı balığı adıyla satılan ve bilimsel olarak Escolar ve Oilfish olarak bilinen türlerde yoğunlaşır. Bu balıklar doğal yapıları gereği yüksek miktarda sindirilemeyen yağ içerir.

Bu yağlar klasik balık yağlarından farklı. İnsan vücudu bu maddeleri parçalayamaz ve sindirim sistemi bu yükle baş etmekte zorlanır. Sonuç olarak kısa süre içinde mide ve bağırsak sorunları ortaya çıkabilir. Lezzetli olması, bu riskleri ortadan kaldırmaz. Tam tersine, tüketimi arttıkça şikayetlerin görülme olasılığı da yükselir.

Japonya, balık tüketiminin son derece yaygın olduğu bir ülkedir ve gıda güvenliği konusunda oldukça katı kurallara sahip. Tereyağı balığıyla ilgili ilk ciddi vakalar 1970’li yıllarda görülmeye başlandı. Bu balığı tüketen kişilerde ani ishal, şiddetli karın ağrısı ve kontrol edilemeyen sindirim sorunları rapor edildi.

Yapılan incelemeler sonucunda sorunların bireysel hassasiyetlerden değil, balığın yapısal özelliklerinden kaynaklandığı anlaşıldı. Bunun üzerine Japonya, bu balığın satışını ve tüketimini tamamen yasakladı. Bugün hala Japonya’da yasaklı balıklar listesinde yer almasının nedeni, halk sağlığı açısından taşıdığı risklerdir.

Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri, Japonya kadar katı bir yasak uygulamasa da tereyağı balığı konusunda ciddi sınırlamalar getirmiş. Bu ülkelerde balığın ambalajlarında ve restoran menülerinde açık uyarıların yer alması zorunludur. Tüketicinin bilgilendirilmesi yasal bir şart haline getirildi.

Özellikle porsiyon kontrolü, pişirme yöntemi ve tüketim sıklığı konusunda dikkatli olunması istenir. Buna rağmen, yanlış veya aşırı tüketim nedeniyle her yıl çok sayıda kişinin sağlık kuruluşlarına başvurduğu biliniyor. Uzmanlar, bu balığın bilinçsizce tüketilmesinin gıda zehirlenmesiyle karıştırılabilecek tablolara yol açtığını belirtiyor.

Tereyağı balığını tehlikeli kılan asıl etken, içerdiği yağın büyük bölümünün insan vücudu tarafından sindirilememesi. Bu yağlar bağırsaklarda birikir ve doğal yollarla emilemez. Sindirim sistemi bu maddeleri dışarı atmaya çalışırken çeşitli belirtiler ortaya çıkar. En sık görülen şikayetler arasında ani başlayan ishal, mide bulantısı, karın ağrısı ve kusma yer alır. Bazı kişilerde baş ağrısı ve halsizlik de tabloya eşlik edebilir. Hassas bünyelerde ciltte tahriş benzeri reaksiyonlar dahi görülebilir. Bu etkiler çoğu zaman balık tüketildikten birkaç saat sonra başlar.


Kaynak: Milliyet