Ege Denizi'nden çıkan makine herkesi şaşırttı! 'Geleceği hesaplıyor' iddiası doğru mu?

Uzun yıllar boyunca bu mekanizmanın ne işe yaradığı tam olarak çözülemedi. Ancak teknoloji geliştikçe ve bilim insanları daha ileri analiz yöntemlerine yöneldikçe, bu antik cihazın aslında gökyüzünü hesaplayan son derece sofistike bir sistem olduğu ortaya çıktı.

Bilim dünyasında son dönemde en çok konuşulan gelişmelerden biri 2024 yılında yayımlanan yeni araştırma oldu. University of Glasgow bünyesinde çalışan Graham Woan ve Joseph Bayley bu mekanizmayı alışılmışın dışında bir yöntemle inceledi. Araştırmacılar, kara delik çarpışmalarını anlamak için kullanılan istatistiksel teknikleri bu antik cihaza uyguladı.

Bu noktada devreye LIGO verilerinde kullanılan analiz yöntemleri giriyor. Woan, bu tekniklerin cihaz üzerindeki delik dizilimlerini anlamada şaşırtıcı derecede etkili olduğunu söyledi. Bayley ise sonuçların beklentilerinin çok ötesine geçtiğini belirtti. Yapılan analizler, mekanizmanın takvim halkasında 354 ya da 355 delik bulunduğunu ortaya koydu. Bu sayı, bir Ay yılındaki günlerle birebir örtüşüyor.

Daha da etkileyici olan detay ise üretim hassasiyeti. Araştırmacılar, bu deliklerin sadece 0.028 milimetre gibi inanılmaz düşük bir hata payıyla açıldığını vurguladı. Bu seviyede bir hassasiyetin modern makineler olmadan elde edilmesi bugün bile zor kabul ediliyor. Bu durum, antik dönemde düşündüğümüzden çok daha gelişmiş bir mühendislik anlayışı olduğunu gösteriyor.

Peki bu cihazı kim yaptı? Sorusunun ne yazık ki kesin bir kanıtı bulunmuyor. Ancak bilim insanları bazı güçlü ihtimaller üzerinde duruyor. Antik Yunan astronomu Hipparchus ya da matematik ve mühendislik dehası Archimedes gibi isimlerin bu sistemin arkasında olabileceği düşünülüyor. Araştırmacılar, mekanizmanın Ay’ın eliptik yörüngesindeki hız değişimlerini bile simüle edebildiğini aktardı.

Aynı döneme ait diğer bulgular da antik dünyanın teknolojik kapasitesine dair önemli ipuçları sunuyor. Örneğin Baghdad Battery olarak bilinen ve elektrik üretmiş olabileceği düşünülen nesne ya da Roma dönemine ait beton formülleri, geçmişin düşündüğümüzden daha ileri olabileceğini gösteriyor.

Orta Çağ’da bile benzer bir teknolojiye rastlanmaması, bu tür bir bilginin zamanla unutulduğunu düşündürüyor. Woan, bu durumun insanlık tarihinin her zaman doğrusal ilerlemediğini gösterdiğini söyledi. Bugün bu eşsiz cihaz National Archaeological Museum of Athens içinde sergileniyor.
Kaynak: Milliyet