Loading...

18'inde cesaret etti, kendi işini kurdu! Ahır kiralayıp 2 hayvanla başladı, sayıyı 13'e çıkardı

18'inde cesaret etti, kendi işini kurdu! Ahır kiralayıp 2 hayvanla başladı, sayıyı 13'e çıkardı

Betül Topaklı / Milliyet.com.tr - Sude Naz Erken, 2006 yılında Çanakkale’de doğdu. Annesi ev hanımı, babası esnaf olan küçük kızın çocukluğu doğada geçti. İlkokul ve ortaokul eğitimini köyde tamamlayan Sude Naz, liseyi ise Çanakkale’de özel bir fen lisesinde okudu. Derslerinde oldukça başarılı olan genç kız, ailesi daha önce hayvancılıkla uğraşmamasına rağmen kendi isteğiyle hayvancılık yapmaya başladı. Sude Naz, o günleri şöyle anlatıyor:

“Köyde büyüdüğüm için çevremde birçok insan tarım ve hayvancılıkla ilgileniyordu. Çocukluğumda hayvanları ne kadar sevsem de bunu meslek haline getirmeyi düşünmemiştim. Yaşım ilerledikçe kendi işimi kurmak istedim ve hayvancılığa olan ilgim arttı. Bu fikir aslında uzun bir süreç sonunda oluştu. Önce araştırdım, farklı çiftlikleri inceledim, bu işi yapan insanlarla konuştum. Başta çok zor göründü ama yine de denemek istedim. İnek alabilmem için maddi kazanç elde etmem gerekiyordu. Bunun için köyde günlük işçi olarak tarlada çalıştım ve birikimimi tamamladım. Öncesinde hayvancılık yapmadığımız için bir ahırımız yoktu. Ahır kiraladıktan sonra 2 inek ve ekipmanlar aldım. Küçük bir başlangıç yaptım ve zamanla işi büyütmeye başladım. Hiç bilmediğim bir alan olduğu için ilk zamanlar zorlandım ancak sonrasında öğrenerek ilerlemeye devam ettim. Kolay değil ama huzuru burada buldum. Şimdiki hedefim kendi çiftliğimi inşa etmek ve inek sayımı artırmak.”

HEM ÇALIŞIYOR HEM DE ÜNİVERSİTEDE OKUYOR

Şu anda Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Laborant ve Veteriner Sağlık Bölümü 1. Sınıf öğrencisi olan Sude Naz, “Okuduğum bölümü hayvancılığı, daha bilinçli ve eğitimini almış olarak yapmak istediğim için tercih ettim. Çocukluğumdan beri doğayla iç içe büyüdüm ancak ailem hayvancılık yapmıyordu. Bu işi yapmayı ben istedim. Babam ticaretle uğraşıyor. Daha önceden hayvancılık işiyle ilgilenmemelerine rağmen bu mesleği tercih ettiğimde bana ve kararlarıma hep saygı duyup arkamda durdular. Annem ise, babama ve bana işlerimizde yardım ediyor. Ailece çalışkan ve üretken bir yapımız var” dedi.

HAYVAN SAYISINI 2’DEN 13’E ÇIKARDI

Köy ortamına yabancı değildim ama aktif olarak hayvanlarla iç içe bir hayatım olmadı” diyen Sude Naz, “Aslında hayvancılığı sonradan deneyimleyerek öğrendim. Çocukluğumda babamın mesleğinden dolayı esnaflıkla iç içe büyüdüm ancak 18 yaşımda başladığım hayvancılık ilk işim oldu. Şu anda 13 hayvanım var. Küçük başlayıp zamanla büyüttüm. Bu işte kazanç sabit değil, dönemsel değişiyor ancak doğru yönetildiğinde emek verdiğin ölçüde karşılığını alabiliyorsun” diyerek bu işte en önemli şeyin sabır ve istikrar olduğunu dile getirdi.

“Köyde gün çok erken başlıyor. Sabah ilk iş annemin desteği ile hayvanları yemleme, su kontrolü, temizlik, sağım derken hayvan bakımını yapıyoruz. Hayvan bakımı bittiğinde hazırlanıp üniversiteye gidiyorum. Okuldan gelince kendime dinlenme zamanı ayıramadan tekrar hazırlanıp hayvan bakımını tekrarlıyoruz. Ahırdan geldiğimde ise çoktan akşam olmuş oluyor. Akşam da kendime ve derslerime zaman ayırıp günü bitiriyorum. Benim için yorucu ve yoğun bir gün olmasına rağmen bu hayat bana mutluluk ve huzur veriyor. Bu durum mesleğimi sevmemden kaynaklanıyor çünkü yaptığın işin karşılığını alıyorum.”

‘KÖYDE GERÇEK YAŞAM VAR’

Gençlerin çoğu köyde hayat olmadığını düşünüyor ama aslında durum öyle değil” diyen Sude Naz, “Köyde sosyal hayat şehir gibi olmayabilir ama üretim, emek ve gerçek bir yaşam var. Özellikle kendi işini yapmak isteyen biri için köy çok büyük bir fırsat alanı sunuyor. Ayrıca köyde çoğu insan birbirini tanır ve güvenir. Benim çocukluğum da sokakta oynayarak geçti. Böyle güvenilir alanları şehirde bulmanın zor olduğunu düşünüyorum. Köy ortamının samimiyetini seviyor ve geleceğimin köyde geçmesini istiyorum” diye konuştu.

‘DIŞARIDAN GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ KOLAY DEĞİL’

Hayvancılık yaparken eğlendiği anları “sudenazinciftligi” adlı sosyal medya hesabından paylaştığını, yoğun ilgi görünce de içerik üretmeye başladığını anlatan Sude Naz, kent hayatından köy hayatına geçmek isteyenlere şu tavsiyelerde bulundu: “Beton yığınlarının içinden doğanın içine gelmek eminim ki çoğu insanın hayalidir. Ben de bu çoğunluğa hak veriyorum. Çünkü köyde gerçek bir hayat var. Geçirdiğimiz her dakikayı hissederek yaşıyoruz. Şehirdeki gibi vaktimizin çoğu trafikte geçmiyor. Ayrıca köye dönmek veya hayvancılığa başlamak isteyenlere şunu söyleyebilirim: Bu iş dışarıdan göründüğü gibi kolay değil. Sabır, emek, zaman istiyor. Ama gerçekten seven ve öğrenmeye açık olan biri için çok güzel bir yaşam ve iş imkânı sunuyor. Küçük başlayıp tecrübe kazanmak gerekiyor.”


Kaynak: Milliyet